Vancouver → San Diego · Sonbahar 2011

İki teker.
Bir kıta dolusu hikâye.

Raincouver’dan Sun Diego’ya: Philip’le Pasifik kıyısı boyunca 3.500 km, 45 gün ve bir yağmurluk eksik.

Yolculuğa başla →Rotayı gör
Vancouver San Francisco San Diego ABD KANADA
3.500 kmPEDAL
45 günYOLDA
ROTAYI GÖR →
3.500kilometre
45gün yolda
35kayıtlı gece
4eyalet · 2 ülke
8feribot
Neden bisiklet?
“Bisiklet bana üstü açık bir arabadaki havayı, uçan kuşlardaki özgürlüğü ve yokuş aşağı boşta giden bir arabanın yakıt tasarrufunu verdi.”
Oğuzhan · Bir insan bisiklet turuna neden çıkar?
Rota

Highway 1 ve US-101 boyunca, kıyıdan hiç ayrılmadan.

Haritadaki çizgi GPS kaydımız; yollara tek tek oturtuldu. Her nokta, çadırı kurduğumuz bir gece.

Vancouver’dan San Diego’ya bisiklet rotası; yanında aynı ölçekte TürkiyeHaritayı büyüt ↗
  1. 01Vancouver → Powell River24–27 Eyl
  2. 02Comox → Victoria27–29 Eyl
  3. 03Port Angeles → Columbia29 Eyl–3 Eki
  4. 04Astoria → Lincoln City3–7 Eki
  5. 05Newport → CA sınırı8–12 Eki
  6. 06Crescent City → Mendocino12–18 Eki
  7. 07Mendocino → San Francisco18–22 Eki
  8. 08Half Moon Bay → Pismo22–29 Eki
  9. 09Refugio → Hollywood29 Eki–2 Kas
  10. 10Doheny → San Diego3–8 Kas

Ana rota yaklaşık 3.100 km. Yan yollar, market turları ve gezilerle toplam 3.500 km’yi buldu. Haritadaki turuncu şekil aynı ölçekte Türkiye: Edirne’den Kars’a yaklaşık 1.600 km. Kaldığımız 38 yeri gör →

Günlük

On etap, kırk beş gün.

Yağmurun altında telefonuma yazdığım notlardan ve yüzlerce fotoğraftan, etap etap. İlki yayında, gerisi yolda.

01
24–27 Eyl 2011 · Vancouver → Powell River

Yola çıktık, yağmur da bizimle çıktı

İlk feribotlar, ilk çadır ve dört gün durmayan yağmur. Su geçirmez ile suya dayanıklı arasındaki farkı burada öğrendim.

Etabı oku →
02
27–29 Eyl · Comox → Victoria

Vancouver Adası, bir kedi ve hayatımızın kahvaltısı

Yakında
03
29 Eyl–3 Eki · Port Angeles → Columbia

Port Angeles'ten Washington kıyısına

Yakında
04
3–7 Eki · Astoria → Lincoln City

Astoria'da bir kulübe ve Oregon rüzgârı

Yakında
05
8–12 Eki · Newport → CA sınırı

Rakunlar, tacolar ve Kaliforniya sınırı

Yakında
06
12–18 Eki · Crescent City → Mendocino

Kızılağaçlar, Brian ve Garberville

Yakında
07
18–22 Eki · Mendocino → San Francisco

Mendocino'dan San Francisco'ya

Yakında
08
22–29 Eki · Half Moon Bay → Pismo

Santa Cruz, Big Sur ve çamaşır uğruna bir karar

Yakında
09
29 Eki–2 Kas · Refugio → Hollywood

Gün batımı, Halloween ve Los Angeles

Yakında
10
3–8 Kas · Doheny → San Diego

Son mil, ramen ve San Diego

Yakında
Yolun sonu

3.500 km sonra: San Diego.

Yeni etaplar yolda. İlk durak Vancouver; okumaya oradan başla.

Baştan başla →
Yola hazırlık

Çıkmadan önce bilmek istediklerim.

2012’de, turdan döner dönmez yazdıklarım.

Heybenin arkasındaki kişi

Merhaba, ben Oğuzhan.

Kendimi bildim bileli bir şeyler sürmeyi sevdim: oyuncak arabalar, bisiklet, araba, tekne. Ama beni en çok özgür hissettiren hep bisiklet oldu.

2011’de Vancouver’dayken İsviçreli arkadaşım Philip bir bisiklet turundan bahsetti. “Çıldırmış olmalısın, mutlaka ben de gelmeliyim” dedim. Bu blog, o sözün hikâyesi.

Yolun fotoğrafları ve kısa videoları Instagram’da: @tur.bisikleti

Oğuzhan Şeker

19 Ekim 2026 Pazartesi

1. Etap: Yola çıktık, yağmur da bizimle çıktı

Etap 01 / 10 · Vancouver → Powell River
Yola çıktık, yağmur da bizimle çıktı
📅 24–27 Eylül 2011⛺ 3 gece⛴ 2 geçiş + Comox feribotu🌧 4 gün yağmur

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Vancouver’dan San Diego’ya: Pasifik Kıyısında 3.500 km

Bir arkadaşım “Meksika’ya bisikletle gideceğim” dedi. Benim cevabım aşağı yukarı şuydu: “Çıldırmış olmalısın. Böyle bir geziye yalnız gidemezsin; mutlaka benim de katılmam gerek.” Öyle de oldu. 😃

Vancouver’da tur için hazırlanmış iki yüklü bisiklet
İki bisiklet, dolu heybeler ve önümüzde koca bir kıyı.
Yolculuğun kısa künyesi
Başlangıç: 24 Eylül 2011, Vancouver, Kanada.
Bitiş: San Diego’da Meksika sınırının ABD tarafı.
Yol arkadaşım: Philip.
Toplam: Çevre gezileri, patikalar ve şehir içi sürüşlerle birlikte yaklaşık 3.500 km.
Güzergâh: Ağırlıklı Highway 1 ve US-101; yer yer bisiklet yolları ve patikalar. Karadaki bütün yolculuk bisikletle, su geçişleri feribotla.

Akçay’dan Vancouver’a uzanan fikir

Sene 2010. Üniversiteden yeni mezun olmuşum; kendimi geliştirecek, biraz da yurt dışı tecrübesi kazandıracak fırsatlar ararken kendimi Vancouver’da bir iş stajında buldum. Okuldan İsviçreli arkadaşım Philip bir gün yapmayı düşündüğü bisiklet yolculuğundan bahsetti. Benim de çocukluğumda Akçay, Balıkesir’de yaptığım küçük ama çok eğlenceli turlar aklıma geldi.

Fikir güzeldi. Mesafe ise çocukluğumdaki turlara pek benzemiyordu.

Mesai bitince antrenman başlıyordu

O dönemde 09.00–17.00 çalışıyordum. Hazırlık için zamanım kısıtlıydı. Akşam eve gelir gelmez arkadaşımdan aldığım ikinci el bisikletle Vancouver’ın inişli çıkışlı bisiklet yollarında bir–iki saat antrenman yapıyordum. Hafta sonları daha zorlu tırmanışlar ve doğa yürüyüşleri vardı.

Hayatımın her döneminde bir sporla ilgilenmiştim ama bu başka bir şeydi. Özellikle günübirlik tırmanışları yüklü bisikletle denemeye başlayınca gözüm korktu. Yokuş aynı yokuştu; arkamdaki heybeler ise meseleye yepyeni bir yorum getiriyordu.

Waterproof ile water resistant arasındaki uçurum

Philip tura uygun, çok şık bir bisiklet almıştı. Ekipmanları waterproof, benimkiler çoğunlukla water resistant idi. Aradaki farkı ilk günlerden öğrenmek biraz acı oldu.

Bir yıla yakın çalışıp biriktirdiğim parayla, özel sponsorlarım ailem ve Leyla kuzenimin desteğiyle hazırlıkları tamamladım. Kendilerine buradan bir kez daha selam olsun. 😃

Etiketteki iki kelime arasındaki farkı, yağmur altında bütün vücudunuzla öğrenebiliyorsunuz.

“Suya dayanıklı” bir ürün ile “su geçirmez” olarak tasarlanmış bir ürün aynı şey değil. Çantanın dikişleri ve kapanışı da önemli. Benim için bu ayrım katalog bilgisi olarak kalmadı; turun ilk günlerinin başlıca derslerinden biriydi.

Vancouver’dan San Diego’ya rota haritası; yanında aynı ölçekte Türkiye
Kırmızı çizgi GPS kaydımız. Turuncu şekil aynı ölçekte Türkiye: Edirne’den Kars’a yaklaşık 1.600 km. Büyütmek için haritaya tıkla.

24 Eylül: güneye doğru

24 Eylül 2011’de Vancouver’dan yola çıktık. Çok sıcak ya da çok soğuk olmayan bir dönemi yakalamayı umuyorduk. Biz güneye indikçe hava ısınacak, takvim ilerledikçe mevsim serinleyecekti. Kâğıt üzerinde güzel plan.

Sonra kuzeyde dört gün durmayan, feribot seferlerini bile iptal ettiren yağmurla karşılaştık. Turun ilk dört gününde hayattan bezdiğim anlar oldu. Sonrasında ise yolculuğun havası da bizim havamız da değişti.

Bisiklet, kitap ve biraz inat

Bisikletim başlangıçta düz gidonluydu. Biraz da özentiden kendime ihtiyaç uydurup aşağı kıvrılan yol bisikleti tipi gidon aldım. Bunun için başka parçaların da değişmesi gerektiğini baştan bilseydim, belki o masrafın gereksiz olduğunu kabul ederdim.

Arka lastiğe ayrıca önem verdim. Yükü taşıyacak diye yaklaşık 40 dolarlık, patlamaya karşı dayanıklılık iddiası olan bir Continental lastik aldım. Ön lastiği de değiştirmek isterdim ama bütçem yetmedi; üzerindekiyle devam ettim.

Rotamızı önceden kabaca hazırlamış, konaklayacağımız yerleri düşünmüştük. Yanımızda Bicycling the Pacific Coast kitabı vardı. Kamp alanları ve yol üzerindeki ihtiyaç noktaları için güzel bir yardımcıydı. Telefonlardaki uygulamalar da hazırlığın bir parçasıydı.

Plan 100 kilometreydi; yolun başka planları vardı

Başlangıçta günlük ortalama 100 kilometre hedefliyorduk. Ama yolculuk yalnızca bir noktadan diğerine gitmekten ibaret kalmadı. Bazı yerlerde bir–iki gece kaldık, çevreyi bisikletle gezdik, ara yollara ve patikalara girdik. San Francisco ve Los Angeles’ta fazladan konakladık.

40 gün olarak düşündüğümüz tur yaklaşık 45 güne yayıldı. Toplamı da bu çevre gezileri ve kayda girmeyen günlük sürüşlerle birlikte yaklaşık 3.500 kilometre olarak hatırlıyorum. Bu sayı kesintisiz bir GPS ölçümü değil, yolculuğumuzun yaklaşık toplamı.

Ana omurgamız Highway 1 ve US-101 oldu. Bisiklet yollarının ana yoldan ayrıldığı yerler de vardı. Karada otobüs kullanmadık; bütün yolculuğu bisikletlerimizle yaptık.

Yolda yalnız değildik

Ailemin desteğini ayrıca anlatmam gerek. Dile kolay: Kanada’dan Meksika sınırına kadar bisiklet süreceksin, haftalarca çadırda kalacaksın. Konuyu ilk açtığım andan itibaren arkamda durdular. Vancouver’da edindiğim arkadaşlarım da desteklerini esirgemedi. Joylin ve Nico’ya da buradan selamlar.

Yolun kendisi kadar, yolda karşılaştığımız insanlar da bu hikâyenin parçası oldu. Bir sofra, bir davet, yağmurdan korunabileceğimiz bir köşe… Mesafeyi kilometreyle ölçüyorsunuz ama aklınızda kalanların çoğunun birimi başka.

Son durak: sınırın bu tarafı

Turu San Diego’da, Meksika sınırının ABD tarafında bitirdik. Tijuana’ya geçmemiz tavsiye edilmediği için Meksika’ya girmedik. Eski yazının başlığında Tijuana geçiyordu; hikâyenin doğru bitiş noktası bu.

Bu blogda yolculuğun hazırlıklarını, yolda öğrendiklerimi ve günlüklerimi bir araya getiriyorum. Umarım benim yaşadığım bu keyifli tecrübe size de biraz yola çıkma isteği verir.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Tur Bisikleti Seçimi: Pahalı Olması Şart mı?

Turda iki şey çok önemliydi: geceleri içine girdiğim çadır ve günün büyük bölümünü üzerinde geçirdiğim bisiklet. İkincisinin pahalı olması şart değildi; benimki ikinci eldi.

Uzun yolculuğa hazır yüklü tur bisikletleri
Yolun yükünü taşıyacak bisiklet, gösterişli olmaktan önce size ve turun şartlarına uymalı.

Benim başlangıcım: ikinci el bir bisiklet

Turda büyük bütçe ayırabildiğim şeylerden biri bisiklet değildi. Arkadaşımdan ikinci el aldım, üzerinde değişiklikler yaptım ve onunla yola çıktım. Uzun süre kullanmak üzere tur bisikleti almak elbette başka bir seçenek; benim hikâyem, başlamak için mutlaka en pahalı modele ihtiyaç olmadığının bir örneği.

Bisikletin düz gidonunu, aşağı kıvrılan bir gidonla değiştirdim. Farklı tutuş pozisyonlarını sevdim ama bunun yalnızca gidon değişimi olmadığını, başka parçaların da masrafa katıldığını hazırlık sırasında gördüm.

İlk bakacağım şey: üzerinde nasıl hissettiğim

Vitrinde güzel duran bir bisikletle, saatler sonra hâlâ rahat hissettiğiniz bisiklet aynı olmayabilir. Kadro ölçüsü, gidona uzanış ve sele ayarı bu yüzden benim için listenin başında. Satın almadan önce denemek, mümkünse turda taşıyacağınız yükle bir prova sürüşü yapmak çok değerli.

Bugün kontrol listemi böyle kurardım

Bu yazı 2011 turumdan doğan kişisel deneyimlere dayanıyor. İlk sürümdeki “en az 21 vites”, “mutlaka ince lastik” ve “şu tip sele şart” gibi kesin ifadeleri düzelttim: tek bir ölçü ya da parça herkese uygun değil.
  • Yokuşta hafif bir vites: Yalnızca toplam vites sayısına bakmak yerine yüklü bisikletle tırmanmayı kolaylaştıran düşük dişli oranını önemserdim.
  • Lastik ve tekerlek: İncelik tek başına ölçüt değil. Yolun zemini, taşınan yük, konfor ve lastiğin kadroyla uyumu birlikte değerlendirilmeli.
  • Sele: Dar, geniş, deri ya da jel; evrensel bir kazanan yok. Sürüş pozisyonunuza ve size uygun olanı uzun bir deneme sürüşünde değerlendirin.
  • Frenler: Disk ve jant frenlerinin farklı avantajları var. Benim için asıl konu yüklü bisikleti güvenle durdurmaları, bakımlarının yapılması ve kullanılan sisteme uygun yedeklerin bulunması.
  • Bagaj bağlantıları: Çantaları nasıl taşıyacağınızı, bagajın ve bisikletin yük sınırlarını satın almadan önce düşünün.
  • Gidon: Uzun sürüşte el ve vücut pozisyonunu değiştirebilmek benim hoşuma gitti. Dönüşüm yapacaksanız parçaların uyumunu bir bisikletçiyle kontrol edin.
  • Çamurluk: Yağmurlu bir tur düşünüyorsam görünüşten önce işlevine bakarım. İlk günlerdeki yağmurdan sonra buna itirazım kalmamıştı.

Parayı nereye harcardım?

Ben arka lastiğe bütçe ayırmıştım; öndekini değiştirmeye param yetmediği için üzerindekiyle devam ettim. Buradan çıkardığım ders, her parçayı aynı anda yükseltmek yerine gerçekten ihtiyaç duyduğum noktaları seçmek. Bakımsız bir bisiklete pahalı aksesuar eklemek, hazırlığı tamamlamış olmak anlamına gelmiyor.

En iyi tur bisikleti sorusundan önce, “Bu bisikletle günlerce yol almak bana nasıl hissettiriyor?” sorusunu sorardım.

Yüklü bir hafta sonu provası; seleden çanta düzenine, frenlerden yokuşta kullanacağınız vitese kadar pek çok şeyi yola çıkmadan gösterir. Benim hazırlık antrenmanlarımın en öğretici kısmı da bisikleti gerçek yüküyle kullanmaktı.

Teknik notlar için ek okuma: REI — Tur bisikleti seçimi.

Bisiklet Turuna Ne Zaman Çıkmalı? Mevsimin Peşinden Güneye

Bir turun tarihini seçerken yalnızca ilk günün havasını düşünmek yetmiyor. Siz yol alırken hem bulunduğunuz yer hem mevsim değişiyor.

Yolda bir mola: yüklü bisikletler ve gri bir Pasifik göğü

Biz neden eylülü seçtik?

Philip’le 24 Eylül 2011’de Vancouver’dan yola çıktık. Düşüncemiz basitti: güneye indikçe daha sıcak bölgelere ulaşacaktık; günler geçtikçe de sonbahar ilerleyecekti. Böylece çok bunaltıcı ya da çok soğuk olmayan bir yolculuk yapmayı umuyorduk.

Bu düşünce planımızın temeliydi. Hava durumuyla yapılmış bir anlaşma değildi. Nitekim turun başında dört gün süren yağmurla karşılaştık; feribot seferleri bile iptal oldu.

Takvimde güzel görünen bir tarih, yağmurluğun yerini tutmuyor.

Başlangıç kadar sonraki haftaları da düşünün

Uzun bir turda ilk günkü sıcaklığın haftalar boyunca süreceğini varsaymak kolay. Oysa bir ay sonra yüzlerce kilometre uzakta olacaksınız. Hem başlangıç noktasının hem de ilerleyen etapların mevsim koşullarını değerlendirmek gerekiyor.

Önceki yazımda güneye gidiş için eylülü, kuzeye gidiş için mayısı oldukça kesin önermiştim. Bunları her rota için geçerli bir kural olarak okumamak gerek. Bizim Pasifik kıyısı yolculuğumuzda eylül, tercih ettiğimiz başlangıç zamanıydı.

Tarih seçerken masaya koyacağım beş soru

  • Hangi yönde gidiyorum? Başlangıç ve bitiş noktalarını, aradaki iklim farkını birlikte değerlendirin.
  • Kaç hafta yoldayım? Yalnızca çıkış haftasını değil, turun son haftalarını da hesaba katın.
  • Yağmurda planım ne? Eşyaları kuru tutma, konaklama ve gerekirse bekleme seçeneklerini düşünün.
  • Konaklama yerleri açık mı? Kamp alanlarının sezonu, doluluk durumu ve feribot tarifeleri hazırlığın parçası.
  • Takvimde boşluk var mı? Dinlenmek, hava yüzünden beklemek ya da sevdiğiniz bir yerde bir gece daha kalmak için pay bırakın.

Bizim takvimimiz yolda esnedi

40 günlük plan, San Francisco ve Los Angeles’ta yaptığımız fazladan konaklamalar ve yolun getirdikleriyle yaklaşık 45 güne yayıldı. Bazı duraklarda bir–iki gece kaldık, çevre turları yaptık. Bana göre bunlar turun dışına taşan günler değil, turun ta kendisiydi.

Çalışırken veya okurken istediğiniz tarihte yola çıkmak her zaman mümkün olmuyor. Seçebildiğiniz tarihin şartlarına hazırlanmak ve dönüş gününe kadar bütün takvimi sıkıştırmamak, “mükemmel ayı” beklemekten daha işe yarayan bir yaklaşım.

Bugün aynı rotayı planlayanlara: Bu yazı 2011’deki deneyimim. Güncel yol kapanışları, kamp koşulları ve hava durumunu ayrıca kontrol edin. Adventure Cycling’in Pacific Coast rota sayfası, bölgelere göre mevsim ve rota bilgilerini bir araya getiriyor.

Bisiklet Turu Malzeme Listesi

Bisiklet turuna çıkarken özellikle konaklamalı bisiklet turlarında yanınıza alacağınız eşyalar hayati önem taşımaktadır. Ben açıkçası biraz Türk mantığıyla aman ne olacak ki dedim ama yol arkadaşım İsviçreli olduğundan bana gerekli gereksiz her şeyi zorla aldırdı. Aldığıma pişman olduğum şeyler tabiki de oldu ama keşke alsaydım dediğim şeyler de oldu bunları size ayrıntılı olarak anlatacağım.

Philip telefonunu kilitli poşete koyuyor
Philip ve meşhur kilitli poşet. O an güldüm, birkaç gün sonra hak verdim.
Öncelikle benim tura çıkmadan önce yine internetten bulduğum bir listeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Ne yazıkki liste İngilizce ama dilerseniz benzer Türkçe bir liste bulmaya çalışırım. Ben tamamen bu listeden yardım alarak eşyalarımı hazırladım ve hiç pişman olmadım. Listeyi bilgisayarınıza indirdikten sonra yazıcınızdan çıktısını almanız size büyük kolaylık sağlayacaktır. Böylece listede bulunan malzemelerin sizde olup olmadığını lazım olup olmadığını hatta paketlenip paketlenmediğini bile takip edebilirsiniz. Bu her ne kadar ilkel ve zor gözükse de inanın bana en sağlam ve garanti yoludur. Denendi ve onaylandı!!


Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi 45 günlük bir tura gidebilecek şekilde hazırlanmış iki bisiklet. İş zaten buraya kadar olan kısmı halletmekte.

Şimdi gel gelelim ne gerekli ne gereksiz ayrımına;

Öncelikle bir şeyi yanınıza alırken 2 hatta 3 kere düşünmenizi öneriyorum çünkü alacağınız şeyi yüzlerce hatta binlerce kilometre taşıyacaksınız. Her ne kadar 1 kilo fazla bir kilo eksik size ızdırap olmayacak olsa da gereksiz bir eşya sizi mutlaka varlığıyla rahatsız edecektir. Ben yoldan aldığım aptal magnetler için bile bir offff çekip şimdi ben bunu 3500 km taşıyacak mıyım sorusunu soruyordum kendime :)



Kontrol listem / My checklist

Yukarıdaki İngilizce listeye ek olarak, kendi turumdan öğrendiklerimle hazırladığım listeyi aşağıya koydum. Kutuları işaretleyerek hazırlığını takip edebilirsin. Below is my own checklist, based on what I learned on the road. Tick the boxes as you pack.

Türkçe kontrol listesi9 bölüm · 81 madde

01 Bisiklet ve aksesuarlar

Yolun yükünü taşıyacak olan

02 Çantalar ve su yalıtımı

Islanan çanta, ıslak uyku tulumu demek

Oğuzhan’ın notu: Philip’in çantaları su geçirmezdi, benimkiler “suya dayanıklı”. Bu iki kelime arasındaki farkı ilk dört günün yağmurunda bütün vücudumla öğrendim. Telefonunu kilitli poşete koyan Philip’e güldüm; birkaç gün sonra hak verdim.

03 Tamir ve bakım seti

Yolda bisikletçi her zaman yakın değil

04 Kamp ve uyku

Günün sonunda dünyanın en rahat yeri

05 Mutfak ve yemek

Bütün gün pedal çevirdikten sonraki yemek kadar güzel bir şey yok

Oğuzhan’ın notu: Rakunlar geceleri masada bıraktığınız her şeyi yer. Yiyecekleri kapalı bir torbada, mümkünse çadırdan uzakta sakla.

06 Kıyafet

Az ama doğru parça; hepsi hızlı kurusun

07 Kişisel bakım ve ilk yardım

Küçük çantada büyük rahatlık

08 Elektronik ve yol bulma

Şarj her zaman sorun

09 Belgeler ve para

Kilitli poşette, tek bir yerde

Oğuzhan’ın notu: ABD’deki kamplarda çamaşır makineleri ve bazı duşlar çeyrek dolarla (quarter) çalışıyordu. Her markette bozuk para biriktirmeyi alışkanlık edin.

English checklist9 sections · 81 items

01 Bike and accessories

The machine that carries it all

02 Bags and waterproofing

A wet bag means a wet sleeping bag

Oğuzhan’s note: Philip’s bags were waterproof; mine were “water resistant”. I learned the difference between those two words with my whole body in the first four days of rain. I laughed at Philip for putting his phone in a zip-lock bag; a few days later I knew he was right.

03 Repair and maintenance kit

A bike shop is not always nearby

04 Camping and sleep

At the end of the day, the best place in the world

05 Kitchen and food

Nothing beats dinner after a full day on the bike

Oğuzhan’s note: Raccoons will eat anything you leave on the table at night. Keep food in a closed bag, ideally away from the tent.

06 Clothing

Few but right pieces, all quick-drying

07 Personal care and first aid

A small bag, a lot of comfort

08 Electronics and navigation

Charging is always the problem

09 Documents and money

In a zip-lock bag, all in one place

Oğuzhan’s note: At US campgrounds the washing machines and some showers ran on quarters. Make a habit of collecting coins at every grocery stop.

Sayfayı yenilediğinde işaretler sıfırlanır. Ticks reset when you reload the page.

21 Ekim 2012 Pazar

Bir İnsan Bisiklet Turuna Neden Çıkar?

Bisiklet turuna çıkmayı planlayan ama kararsız kalan bir kişinin öncelikle ''Bir İnsan Bisiklet Turuna Neden Çıkar?'' sorusuna cevap bulması gerektiğine inanıyorum. Eğer ki herhangi bir cevap bulamazsa bu tura çıkabilmek için son derece yeterlidir ve yola devam!
Big Sur: o manzara ve o karenin içinde olmak

Ben mesela üstteki manzarayı görebilmek ve o karenin içinde olabilmek için çıkmışım yola bunu çok sonradan farkettim tabi. Bir de bütün gün pedallayıp sonrasındaki yemekler yok mu!! Ahh ahh kendimi zor tutuyorum yollara geri dönmemek için. Uyku da önemli tabi dünyanın en rahatsız çadırında en rahatsız uyku tulumunun içinde sanki cennete gibi mışıl mışıl uyuyorsunuz.

Şimdi ben kim oluyorum da size bisiklet turlarıyla ilgili bilgiler veriyorum...

Ben daha önce bir çok günübirlik bisiklet turlarına çıktım bazen yalnız bazen arkadaşlarımla birlikte. Ama size bu blogda Kanada'dan Meksika'ya 40 günü aşkın bir sürede yaklaşık 3500 km'lik mesafe katettiğim bisiklet turumdan edindiğim tecrübelerden bahsedeceğim.

Çocukluk bisikletim, o zaman ve şimdi Ben Oğuzhan Şeker, kendimi bildim bileli bir şeyler kullanmayı-sürmeyi çok sevdim hep. Çocuktum, oyuncak arabalarla başladım sonra yanda gördüğünüz bisikletle devam ettim derken araba, uçak, tekne ne varsa sürdüm. Yeni biten askerliğimi bile ulaştırma eri olarak yaptım. Ancak beni en çok cezbeden özgür hissettiren her daim bisikletler oldu. Bisiklet bana üstü açık bir arabadaki havayı, uçan kuşlardaki özgürlüğü ve yokuş aşağı boşta giden bir arabanın yakıt tasarrufunu verdi. Başarma duygusunu en çok bir turu tamamladıktan sonra dönüp baktığımda tattım. Üniversiteyi bitirdiğimde verdikleri diploma dahi beni günlerce aldığım yoldan sonra hedefime vardığımki kadar mutlu edemedi. Beni daha önce bisiklet turlarına çıkan arkadaşların bu yazıyı okurken çok iyi anlayacaklarına eminim. Planlayan arkadaşlar da umarım gerçekleştirdikten sonra dönüp aaa evet diyeceklerdir.

Bisiklet turuna insan özgürlüğü tatmaya çıkar belki de biraz kendini kendine kanıtlamaya. Form tutmaya, sigarayı bırakmaya, alkolden uzaklaşmaya, kız arkadaşından uzaklaşmaya ve en önemlisi şehir hayatından uzaklaşıp yeni insanlar tanımaya.

Kamp sofrasında yolda tanıştığımız insanlarla
Bu tur sayesinde hayatta karşılaşamayacağım insanlarla karşılaştım onların hikayelerini dinledim onlar da benimkileri dinledi. Arabayla geçsem dönüp suratıma bakmayacak insanlar beni evlerine misafir etti yemeklerini paylaştı yataklarını verdi. Yemeyi hayal edemeyeceğim kadar yöresel farklı yemekler yedim. Çizgi filmlerde gördüğümüz hayvanların içinde yaşadım onlar gece çadırımı okşadılar ben uyudum. Fıstık ezmemi çaldılar ben kovaladım :)

İnsanların taktirini aldım ve dönüp baktığımda evet ben bunu yaptım her ne kadar manyakça bir şey olsa da yaptım diyebiliyorum. Bu tur bana ''başlamak bitirmenin yarısıdır'' sözünün ne kadar da doğru olduğunu öğretti. Çilek tarlasının kokusunu öğretti, deniz aslanlarının nasıl çifleştiğini öğrenmek için Discover Chanel izlmemin gerekmediğini, arabayla çıkılan turlarda aslında ne kadar da hiçbir şey göremediğimi öğretti.

Bir insanın bisiklet turuna çıkması için inanın o kadar çok sebep var ki bunları ben anlatarak bitiremem. Bence siz de kendi sebeplerinizi keşfetmeniz için çıkıp bu duyguyu tatmanız gerekli...