Dört gün yağmurdan, iptal edilen feribotlardan ve iki dakikalık sıcak duşlardan sonra Vancouver Adası'na ayak bastık. Hava nihayet yüzümüze gülüyordu; rüzgâr ise hâlâ tam karşıdan esiyordu, o ayrı mesele. Bu etapta ne olacağını bilseydim daha hızlı pedal çevirirdim: yolun ortasında tanıştığımız iki yabancı bizi evlerine alacak ve bana turun geri kalanı için ihtiyacım olan cesareti verecekti. Bir de kedileri vardı. Kedileri hiç sevmem.

- 27 Eylül · 1. geceComox → Qualicum Beach → Nanoose BayYol kenarında geyikler, Crown & Anchor Pub'da karidesli Sezar salata, Qualicum Beach'te mola. Gece: Nanoose Bay'de kamp, 25 dolar.
- 28 Eylül · 2. geceNanoose Bay → Ladysmith → Steve ve Doddy'nin eviRenkli Ladysmith ve Wigwam'da yanlış hamburger kararı. Gece: yolda tanıştığımız Steve ve Doddy'nin evi.
- 29 EylülMill Bay → Brentwood Bay → Victoria → Port AngelesPankekli kahvaltı, Mill Bay feribotu ve kaptan köşkü, Spinnakers'ta Kanada'daki son öğle yemeği, akşam Coho feribotuyla Amerika.
| Powell River → Nanoose Bayferibot hariç | 106 km | ↑ 490 m | ↓ 470 m |
| Nanoose Bay → Steve ve Doddy'nin evi | 103 km | ↑ 670 m | ↓ 640 m |
| Steve ve Doddy'nin evi → Port AngelesVictoria–Port Angeles feribotu hariç | 52 km | ↑ 370 m | ↓ 340 m |
| Etap toplamı | 261 km | ↑ 1530 m | ↓ 1450 m |
Yolda günlük GPS kaydı tutamadım: 2011’de powerbank diye bir şey pek yoktu ve GPS kaydı açıkken telefonun şarjı bir saat içinde bitiyordu, bu da turun genel kaydını imkânsız hale getirirdi. Bu yüzden bu değerler, telefonumdaki konum noktalarından yeniden çizdiğim rota boyunca Google Haritalar bisiklet yol tarifinden alınmış yaklaşık değerlerdir. Google’ın rotayı başka yollara saptırdığı birkaç günde mesafe kendi rotamdan, tırmanış ise yükselti modelinden hesaplandı. Feribotla geçilen kısımlar dahil değildir.
27 Eylül · Adada ilk gün
Comox'tan güneye döner dönmez yolun ilk sürprizi çıktı karşımıza: yol kenarında otlayan geyikler. Hiç acele etmeden bize baktılar, biz de onlara. Yüklü iki bisiklet, iki yorgun adam ve üç umursamaz geyik. Kimin kimi daha çok merak ettiği belli değildi.

Öğle yemeği için yol üstündeki Crown & Anchor Pub'ın önünde durduk. Kapıdaki tahtada "Prawns & Caesar" yazıyordu. Bisikletçi menüsü için fazla şık ama dört günlük yağmurun hesabını birinden sormamız gerekiyordu; o gün kendimizi şımarttık.

Qualicum Beach'te kumsala oturup dinlendik, fotoğraf çektik. Philip telefonda haritaya bakıyor, ben denize bakıyordum. İşbölümümüz baştan belliydi: navigasyon ondaydı, manzara bende :)


Nanoose Bay · 100 kilometreden sonra
Akşam yemeği ve kahvaltı için alışverişimizi yapıp geceyi Nanoose Bay'deki bir kampta geçirdik. 25 dolara ücretsiz sıcak duş, ücretsiz wifi ve biraz tuhaf komşular. Su biraz kokuyordu ama hiç dert etmedim. O gece telefonuma şöyle not almışım: "100 kilometreden sonra insanı her yer mutlu ediyor." Gece hava soğudu, uyku tulumum ise ilk sınavını tam not alarak geçti.
28 Eylül · Ladysmith ve Wigwam
Ertesi gün Ladysmith'e vardık; renkli evleri olan küçük, sevimli bir kasaba. Öğle yemeği için Wigwam Restaurant'a girdik. Tabelada "Çin, Kanada ve Vietnam mutfağı" yazıyordu. Biz de büyük bir akılla hamburger ve tavuk söyledik. Fena değildi ama ders netti: Asya restoranında hamburger söylenmez!



Steve ve Doddy · Yolda bulunan bir ev
Victoria'ya doğru pedal çevirirken yolda yaşlı bir bisikletçi çiftle karşılaştık: Steve ve Doddy. Kısa bir yol sohbetinin sonunda bizi evlerine davet ettiler. Yemek, sıcak duş, kalacak bir yer... Hepsi bir anda, hiç tanımadıkları iki bisikletçiye. O gün telefonuma tek bir cümle yazmışım: "Dünyanın en iyi insanları."
Akşam yemeğinde mangalda tavuk, domuz ve dana vardı. Kamp ocağında yaptığımız yemeklerden sonra resmen bayram ettik. Yemekten sonra eski fotoğraflarını gösterdiler. Yıllar önce batıdan doğuya, Kanada'yı boydan boya birlikte bisikletle geçmişler; anlattıklarına göre 7.500 kilometre sürmüş. Ben ilk haftamda yokuşlara söverken karşımda bizim bütün turumuzun iki katından fazlasını pedallamış iki insan oturuyordu. Bu insanlar bisiklet için yaşıyordu.
Turun geri kalanını yapma cesaretini bana o akşam, o sofrada Steve ve Doddy verdi.
Evin bir de kedileri vardı, hem de bir sürü. Kedileri sevmediğimi söylemiştim. Ama misafirdim; bütün akşam onları seviyormuş gibi yaptım :) Sabah kahvaltısında içlerinden biri Philip'in arkasındaki sandalyeye kurulmuş, gözlerini tabağına dikmişti. Fotoğrafta gözleri yeşil yeşil parlıyor. Ne düşündüğünü tahmin etmeyi size bırakıyorum.

Kahvaltı da akşam yemeğinden aşağı kalmadı: pankek, akçaağaç şurubu, portakal ve bitmeyen kahve. Mavi duvarlı, sarı tavanlı o rengârenk mutfakta kimse sofradan kalkmak istemiyordu. Hele ben hiç.



29 Eylül · Mill Bay feribotu ve kaptan köşkü
Doddy bize daha kolay, daha az yokuşlu bir rota çizdi. Meğer o da benim gibi yokuşlardan nefret ediyormuş; anlaştık! Bu rota bizi evlerinden 12 kilometre uzaktaki Mill Bay feribot iskelesine götürdü. Küçük, sakin, birkaç kişinin beklediği şirin bir iskele. Bisiklet bileti 2 dolardı, sadece nakit. Ve sürpriz: güneş vardı. Deniz pırıl pırıldı.




Bu küçük feribotun en güzel sürprizi kaptanımızdı. Bir baktık, kendimizi kaptan köşkünde bulmuşuz. Radarlar, telsizler, düğmeler... Bizim bantla tutturulmuş kilometre saatimizden biraz daha fazla gösterge vardı. Kaptan dümenin başına geçti, ben de yanında sırıttım. O gülümsemede biraz "Ben de kaptanım" havası yok değil :)




Victoria · Kanada'daki son öğle yemeği
Brentwood Bay'den Victoria'ya giderken yolda iki yaşlı bisikletçiyle daha tanıştık. Bize Spinnakers Gastro Brewpub'ı önerdiler: makul fiyatlı yemek ve kendi biraları. Öyle iyi insanlardı ki Victoria'ya kadar bize eşlik ettiler. Bu adada yolda tanıştığımız herkes bizi bir yere götürüyordu.
Kanada'daki son öğle yemeğimizi Spinnakers'ın terasında, liman manzarasına karşı yedik. Yedi gündür ağzıma bira koymamıştım; ilk yudumun tadını tahmin edersiniz. Hava mükemmeldi. Victoria bana Bodrum'u hatırlattı. Telefonuma "Kanada'ya bir gün dönersem burada yaşamayı düşünebilirim" diye yazmışım.


Yemekten sonra yüklü bisikletlerimizle şehri biraz gezdik: liman, British Columbia parlamento binası ve meşhur Empress Oteli. Philip önde, ben arkada fotoğraf çekiyorum. Şehri bisiklet selesinden görmek bambaşka bir keyif.


Kanada'ya veda · Coho feribotu
Akşamüstü Victoria feribot terminaline geldik. Son Kanada dolarımı da orada harcadım. Tam 49 hafta yaşadığım ülkeye bisiklet tekerlekleri üzerinde veda ediyordum. İçimde bir hüzün vardı ama Vancouver'ı yeniden göreceğimi bilmek iyi geliyordu. Bunun nasıl olacağını o gün henüz bilmiyordum; o hikâye 10. etapta.
Port Angeles'e bizi Coho adlı büyük bir feribot götürdü. Güvertede Philip bir elinde telefon, gidonunun üstünde yol kitabımız "Bicycling the Pacific Coast" ile rotayı kontrol ediyordu. Benim bisikletim ise pruvada, "KEEP OUT" yazısının tam önünde poz veriyordu. Kanada'dan çıkarken bile kuralların sınırındaydık. Suyun öbür tarafında Amerika bekliyordu.


- Gece kaldığımız yerler: Nanoose Bay'de bir kamp (25 dolar), Steve ve Doddy'nin evi. Bugünkü durumları için: Nerede kaldık?
- Feribotlar: Brentwood Bay–Mill Bay (bisiklet 2 dolar, sadece nakit), Victoria–Port Angeles (Coho).
- Yoldan çıkan ders: Yolda tanıştığınız bisikletçilerin önerdiği rota çoğu zaman haritadakinden iyidir. Bir de Asya restoranında hamburger söylemeyin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder